Nasıl üretiriz?
Sorita’da üretim süreci, yalnızca bir iş akışı değil; emeğe, bilgiye ve iş birliğine dayanan bilinçli bir yolculuk.
Ben — Tuğba — bu yolculuğu, tekstil sektöründe tasarım ve üretimin her aşamasında aktif çalışarak edindiğim yılların deneyimiyle kuruyorum.
Kumaş seçiminden kalıp yapımına, dikiş tekniklerinden model fit’ine kadar sürecin pek çok aşamasına aktif rollerde çalıştım, çalışıyorum. Geçmişimde sadece teorik bilgi değil; sahada, makinelerin, kumaşların, ütü masalarının başında edindiğim tecrübe var.
Bugün çalıştığım üretim ortamlarında kadınlar ağırlıkta. Kadın girişimci olarak, kadınlarla kurduğumuz bağın dili ayrı—birbirimizi anlama biçimimiz daha doğal, daha içten. Bu da işe yansıyor: daha dengeli, daha özenli, daha karşılıklı güvene dayalı bir çalışma ortamı kurmayı hedefliyorum.
Bir giysi size gelene kadar kaç elden geçer, hiç düşündünüz mü?
Üretim sürecinde yalnızca nihai ürüne değil, arkasındaki işçiliğe de dikkat ediyorum. Ürünlerin her biri, düşünülerek tasarlanıyor, özenle deneniyor. Yeni bir model ortaya koymadan önce mutlaka kendi üzerimizde deniyoruz; çünkü bir kıyafetin yalnızca görünüşü değil, hissettirdikleri de benim için önemli.
Kaliteye yaklaşımımda iddialı olmaktan ziyade, dikkatli olmaya çalışıyorum. Yıllar içinde farklı ölçeklerde üreticilerle çalıştım; İzmir’den İstanbul’a birçok atölyenin işleyişine yakından tanıklık ettim. Bu deneyimler sadece iyi işçiliği değil, sürdürülebilir bir üretim anlayışını nasıl kurabileceğimi de öğretti.
Bugün Sorita’yı sadece bir marka değil, aynı zamanda bu öğrendiklerimi pratiğe döktüğüm bir alan olarak görüyorum. Kumaşlarla, renklerle, kalıplarla çalışmak kadar, bu sürecin görsel anlatımıyla da ilgileniyorum.
Fotoğraf çekimlerinden sosyal medya içeriklerine, her şeyle tek tek ilgileniyorum. Çünkü benim için kıyafet üretimi yalnızca fiziki bir süreç değil; bir anlatı kurma, bir duygu ve kendi hikayemi paylaşma biçimi.
Sorita’da adım adım, her şeyi sindire sindire yapıyorum. Bildiğim kadarını, inandığım kadarını ortaya koyuyorum.
Bu yolculuk; emeğiyle var olan, sesini üretimle büyüten ve birbirine alan açan kadınlarla anlam kazanıyor.
Bu yolculukta bana eşlik ettiğin için teşekkür ederim 🤍